Liderlikte Sesler • 8 DAKİKALIK OKUMA
Neden İK’ya Artık Bir Destek Fonksiyonu Demeyi Bıraktım
JUN 17, 2026
İK’yı tanımlamak için kullandığımız dil, kuruluşun ona nasıl davrandığını şekillendirir. Bir CHRO, neden 'destek fonksiyonu' ifadesini kelime dağarcığından çıkardığını açıklıyor.
'destek' ile ilgili sorun
Kariyerimin büyük bölümünde, 'destek fonksiyonu' ifadesini bunun ne anlama geldiğini düşünmeden kullandım. Destek fonksiyonları ikincildir: gelir yaratan birincil işlevlere, yani iş birimlerine hizmet etmek için vardırlar. İK kendisini bir destek fonksiyonu olarak konumlandırdığında, özünde tabi olmayı kabul etmiş olur. O hâlde, masadaki son koltuk olduğunda, kesilecek ilk bütçe olduğunda ve diğer liderlerin görmezden gelmekte rahat hissettiği işlev olduğunda şaşırmamalıdır. Dil tarafsız değildir: beklentileri, ilişkileri ve gücü şekillendirir.
Bunun yerine ne diyorum
Artık İK’yı, uzmanlık alanı insanlar ve organizasyon olan bir iş fonksiyonu olarak tanımlıyorum. Finans, ürünü satmıyor diye bir destek fonksiyonu değildir; finansal sermayeyi yöneten bir iş fonksiyonudur. İK, çoğu kuruluş için en büyük maliyet ve rekabet avantajının birincil kaynağı olan insan sermayesini yönetir. Ekibimi bu şekilde tanımlamaya ve bunu iş diliyle yapılan raporlamayla desteklemeye başladığımda, liderlik görüşmelerindeki dinamik değişti. Artık İK ile ilgili şeyleri yapmak için izin istemiyordum; iş sonuçlarını sunan bir akrandım.
Bu dönüşüm kulağa geldiğinden daha zordur
Dili değiştirmek kolay kısımdır. Özü değiştirmek daha zordur. Bu, İK’nın faaliyet terimleriyle değil, finansal ve operasyonel terimlerle sunum yapmasını gerektirir. 'Şu kadar 12 eğitim oturumu gerçekleştirdik' değil, 'yeni işe alınanlarda üretkenliğe ulaşma süresi 18 gün iyileşti ve doldurulmamış rollerin fırsat maliyeti tahminen £240,000 azaldı' demek gerekir. Finans ve iş birimleriyle gerçek ilişkiler kurmayı gerektirir; böylece onların hedeflerini ve baskılarını anlarsınız. Ve kişisel güvenilirlik gerektirir: yalnızca İK politikalarını bilen biri değil, işi anlayan biri olarak görülmek.












































